29th
May
2008
Moorfields Göz Hastanesi’nde 17 yaşındaki Stephen Howarth adlı gencin sağ gözüne, ışığı görmesini sağlayan genler yerleştirildi. Ameliyatı gerçekleştiren James Bainbridge, retina tabakasının arkasına kusurlu genlerin yerini alacak normal genleri içeren bir solüsyon zerk ettiklerini belirterek, “Önceleri sadece sokaktan geçen arabaların far ve sokak lambalarının ışığını görebilen Howarth, artık geceleri rahatlıkla gezebiliyor” dedi. Araştırmayı yürüten ekibin lideri Prof. Dr. Robert Ali ise, çalışmanın, gen tedavisinin retina tabakasında oluşan birçok kalıtımsal göz hastalığına karşı kullanılabileceğini kanıtladığını söyledi. Gelişme tıp dünyasında yankı uyandırdı. Benzer hastalıklardan muzdarip milyonlarca insan için görme umudu doğdu.
Kategori Yeni Haberler |
29th
May
2008

Amaç geçmişte yaşanan evrimi aydınlatmak. Ördek gibi gagası var ördek değil, memeli gibi kürkü var memeli değil ve yılan gibi zehri var yılan değil…
Bilim adamları, ördek gibi gagası, memeli gibi kürkü ve yılan gibi zehri bulunan doğanın en ilginç hayvanı “platypus”un gen haritasını çıkardı.Araştırmacılar, Nature dergisinde yayımlanan “platypus”un gen analizinin, aralarında insanların da bulunduğu memelilerin milyonlarca yıl önce nasıl evrim geçirdiğinin açıklanmasına yardımcı olmasını umuyor. Platypus, kürkü olduğu ve yavrularını emzirdiği için memeli sınıfına giriyor. Kuyruğunu kunduz gibi sallayabilen bu hayvan, kuş gagası ve sürüngen zehrine sahip olma gibi özellikler de taşıyor. Genellikle su altında yaşayan bu hayvanlar, zehirlerini arka ayaklarında taşıyor.ABD Ulusal İnsan Genome Araştırma Enstitüsünden Francis S. Collins, ilk bakışta bu hayvanın, “bir evrim kazası” olarak görülebileceğini, ancak bu hayvan ne kadar garip görünse de gen haritasının, memelilerin biyolojik süreçlerinin nasıl evrime uğradığının anlaşılması açısından çok değerli olduğunu vurguladı. Bilim adamları bu araştırmanın, bu hayvanın çoklu özelliklerinin, farklı sınıflarda hayvanlarınkiyle kesişen karışık genleriyle DNA’sına yansıdığını gösterdiğini de belirtti.
Yazının tamamını oku »
Kategori Yeni Haberler |
29th
May
2008
Avustralyalı ve Amerikalı bilim adamları ilk kez soyu tükenmiş bir tür olan Tazmanya kaplanının (thylacine) DNA’sını, yaşayan bir organizma olan fare embriyosunda kullandı.
Yazının tamamını oku »
Kategori Yeni Haberler |
29th
May
2008
İngiltere Parlamentosu sağlık için insan-hayvan hücrelerinden melez embriyolar üretilmesine vize verdi

İngiltere’de Avam Kamarası, tıbbi araştırmalar için insan-hayvan hücrelerinden oluşan embriyolar üretilmesine olanak sağlayan yasayı onayladı. Yazının tamamını oku »
Kategori Genetik Bilim, Yeni Haberler |
28th
May
2008

İsveçli bilim adamlarının yaptığı araştırma, anne ya da babasıyla aynı tür kansere yakalanan çocukların hayatta kalma şansının, kansere yakalanmış ebeveynleriyle hemen hemen aynı olduğunu koydu.
Stockholm’deki Karolinska Enstitüsü’nden Linda Lindström ve ekibi kansere yakalanan 3 milyon aile ve bir milyondan fazla birey üzerinde araştırma yaptı. Araştırma, baba ya da annesiyle aynı tür kansere yakalanan çocukların, teşhisi izleyen hayatta kalma süresinin anne ya da babasınınkiyle benzer olduğunu gösterdi.
Bilim adamları, kansere yakalanan bir hastanın hayatta kalma şansının aynı tür kansere yakalanan anne ya da babasının hayatta kalma süresine göre öngörülebileceği sonucuna varsa da bunda rol oynayan kalıtsal etkenlerin kaynağının kesin olarak belirlenmesi için başka araştırmaların yapılması gerekiyor. Araştırma “The Lancet Oncology” dergisinin kasım sayısında yer alıyor.
Kategori Genetik Bilim, Bilim ve Kültür, Yeni Haberler |
28th
May
2008

Türkiye’nin ilk ve en büyük kemik iliği bankasında büyük skandal! Yaklaşık 30 bin donörün genetik şifreleri ve adreslerinin yer aldığı dosyalar bilgisayardan izinsiz kopyalandı. Mafyanın eline geçerse “facia” olur uyarısı yapıldı.
İstanbul Tıp Fakültesi bünyesindeki Kemik İliği Bankası’nda kayıtlı yaklaşık 30 bin donörün tüm genetik şifreleri ve adreslerinin yer aldığı dosyaların kopyalandığı iddia edildi. Kurumun eski koordinatörü Sarper Diler, avukatı Hasan Hüseyin Ünal aracılığıyla, gizlilik ihlali gerekçesiyle dekanlık ile kurum başkanı Prof. Mahmut Çarin’e ihtarname çektirdi.‘BİLGİSAYARLARDA ŞİFRE YOK’ Yazının tamamını oku »
Kategori Bilim ve Kültür, Yeni Haberler |
28th
May
2008
Öncelikle şu anki bilimsel ve teknolojik gelişmeler klonların sağlığını garanti edememektedirler. Dolly’nin klonlanmasında 277 denemeden sadece birinin başarılı olması başta olmak üzere çoğu uzmanın takıldığı pek çok soru vardır. Bunlardan bir tanesi DNA’ları barındıran organelin sadece çekirdek olmamasıdır.
Yazının tamamını oku »
Kategori Genetik Bilim, Bilim ve Kültür, Genetikçilere verilen sorularn Cevapı |
28th
May
2008
Klonlanmış (kopyalanmış) kuzu Dolly’nin “baba”sı Ian Wilmut Amerikan firması Geron ile birlikte, insan klon hücrelerini doku kültürlerinde tıbbi amaçlarla çoğaltmaya başladılar. Diğer yandan Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü de insan klonlamayı özel sektör tekelinde bırakmamak için, bu araştırmalara başlamış bulunmaktadır.

Yazının tamamını oku »
Kategori Genetik Bilim, Bilim ve Kültür, Genetikçilere verilen sorularn Cevapı |
28th
May
2008
İlk defa, Leipzig Üniversitesinden Hans Adolph Eduard Dreisch deniz kirpikleriyle yaptığı deneylerde erken dönemdeki bir deniz kirpisi embriyosunun blastomerlerini bir birinden ayırarak “Blastomere Separation” yöntemini buldu.
Blastomere Seperation yönteminde döllenmiş yumurtanın besi ortamında 4-8 hücreli blastomer aşamasına kadar bölünmesine izin verilmektedir. Daha sonraları, blastomer aşamasına gelen bu 8 hücreli yapıdaki her bir hücre alınarak bir blastosit oluşturulmakta ve sanki yeni döllenmiş zigot gibi taşıyıcı anneye aktarılarak genetik olarak birbirinin aynısı klonlar meydana getirilmektedir.
*1902 de Hans Speamann aynı yöntemi kullanarak semender blastomerlerini ayırdı ve her blastomerden yeni bir semender oluştu. Bu yöntemin keşfiyle klonlamanın temeli atılmış oldu.
Yazının tamamını oku »
Kategori Genetik Bilim, Bilim ve Kültür, Yeni Haberler, Genetikçilere verilen sorularn Cevapı |
28th
May
2008
Monozomik durum otozomal (vücut kromozomlarında) meydana gelmişse hayatla bağdaşmaz. Buna istisna olarak monozomi G gösterilebilir. Otozomal trizomiler ise çok sıktır. Klasik Down sendromu (mongolizm), Edwards sendromu (trizomi 18), Patau sendromu (trizomi 13) buna iyi bir örnek olabilir.
kromozom ANOMALİLERİ
Yazının tamamını oku »
Kategori Genetik Bilim, Kalıtsal Hastalıklar ve Sendromlar |