10th
July
2008
GENEL BİLGİLER:-İlk 1944 da Kırım’ da,
1959 yılında Kongo’ da görüldü.
-Virüs hastalığı
-Hastalık daha çok hayvancılıkla uğraşanlarda, mezbaha çalışanlarında ve kırsal alanlarda yaşayanlarda görülebilmektedir.
-Ülkemizde ilk kez 2002 yılında Tokat’ ta görüldü.
-Orta Anadolu, Karadeniz, Tokat, Sivas ve Çorum illerinde sıklıkla görülmektedir. Yazının tamamını oku »
Kategori Bilim ve Kültür, Hayat, Sağlık, Yeni Haberler |
28th
May
2008
Dünyada hayatın başladığı kabul edilen 4.6 milyar yıl önce, DNA(deoksiribonükleikasit) yaşamın hücresel metabolik aktivasyonlarını ortaya koyan genetik yapı olarak hizmet etmiştir. “Gen” terimi 1900. yıllara kadar kullanılmamasına rağmen genin fonksiyonu ile olan araştırma 1800 lü yıllarda başlamıştır Gregor Mendel, Avusturyalı din adamı, manastırının bahçesinde yıllarca çalıştı, farklı bezelye varyetelerini melezlemiştir. Dikkatli kayıtlar tutarak, melezlerin döllerini saymış, bezelye şekli, çiçek rengi, bitki yüksekliği gibi özelliklere bakarak genlerin fenotipik ekspressiyonunu incelemiştir. Dikkatli gözlem, doğru kayıt tutarak verileri dikkatlice analiz yapmış ve her bir bitkinin erkek ve dişi ebeveynlerinin döllerine kalıtım üniteleri veya faktörlerin varlığı teorisini ortaya koymuştur. 1884 yılında Mendel öldüğü zaman çalışmasının değerini kimse bilmiyordu. Mendel’in bulduğu faktör veya kalıtım ünitelerini gen olduğu 1900 yıllara kadar anlaşılamadı.
Yazının tamamını oku »
Kategori Genetik Bilim, Bilim ve Kültür, Hayat, Genetikçilere verilen sorularn Cevapı |
27th
May
2008
EGFR DNA analizinin akciğer ve pankreas kanserinin tedavisindeki önemi nedir ? Akciğer kanseri saptanmış hastalarda tümör dokusunda EGFR gen bölgesinin incelenmesi ve test sonuçlarının pozitif çıktığı hastalarda tedavi aşamasında belirli ilaçların tercih edilerek kullanıması aşamasını 2006 yılı başlarından itibaren takip etmektedir. Bu şekilde hastaların tedaviye yanıt verme şansının yükseltilebildiği konusu dikkatimizi çekmiştir. Günümüzde birçok hekim bu bilgiler ışığnda akciğer ve pankreas kanseri saptanan hastalarda bu testi istemekte ve test sonuçlarına göre Iressa (Gefitinib) ve Tarceva (Erlotinib) adlı ilaçları kullanarak başarı şansını arttırmaya çalışmaktadır.
Yazının tamamını oku »
Kategori Genetik Bilim, Hayat, Genetikçilere verilen sorularn Cevapı, Kalıtsal Hastalıklar ve Sendromlar |
27th
May
2008
Hollandalı bilimadamları, ilk kez bir kadının DNA diziliminin tamamlandığını iddia etti. Leiden Üniversitesi Tıp Merkezi araştırmacıları, kendi ekiplerinden genetik uzmanı Marjolein Kriek’in gen haritasını çıkardıklarını öne sürerek, dizilimi gözden geçirdikten sonra yayımlayacaklarını belirtti. İnsanın DNA diziliminin ilk olarak 2007′de tamamlandığı açıklanmıştı. Daha önceki gen haritası çalışmaları, aralarında Francis Crick ile birlikte DNA’nın ikili sarmal yapısını keşfeden bilim adamı James Watson’un da bulunduğu 4 erkekle yapılmıştı.
Kaynak : http://www.genbilim.com/content/view/5189/52/
Kategori Genetik Bilim, Hayat, Yeni Haberler |
28th
March
2008
Tubitak-ta böle bi yazı buldum:
Konvansiyonel tekniklerle yapılan memeli klonlama çalışmalarının iki tipi var. Bunlardan ilki olan reprodüktif klonlama, klonlanan embriyonun dişi uterusuna implante edilmesi ve gebelik süreci sonucu bebeğin doğması aşamalarını içeriyor. İnsanların bu şekilde klonlanması, çoğu Avrupa ve Amerika ülkesinde kanunlarla yasaklanmış durumda. Ancak, bu klonlama tekniği, her iki eşin de kısır olması nedeniyle çocuk sahibi olamayan çiftler için de bir umut kaynağı.
Bir diğer teknik olan terapötik klonlamadaysa, klonlama yoluyla oluşturulan çok erken dönem embriyolardan kök hücreleri alınarak, yalnızca belirli bir organ ya da dokunun gelişimi sağlanıyor. Bu teknik, organ ve doku nakillerinde kullanılabilir. Organ nakline gereksinimi olan bir hastanın yine kendisinden klonlama yoluyla elde edilen bir organ, hastada kesinlikle olumsuz bağışıklık cevabı oluşturmayacağı için, çok başarılı bir şekilde kullanılabilir. Ancak, bu klonlama tekniğinden henüz bir terapi geliştirilmiş değil.
İnsan embriyoları üzerinde klonlama çalışmaları yapan en ünlü adlardan biri olan Koreli Hwang Woo-Suk, 2005 yılında yayımladığı çalışmaların sonuçlarına aldatmaca karıştığının ortaya çıkmasından sonra sessizliğini koruyor.
Kaynak: biltek.tubitak.gov.tr
Kategori Genetik Bilim, Hayat, Yeni Haberler, Genetikçilere verilen sorularn Cevapı |
16th
March
2008
BİTKİLER YÜZYILLARDIR TEDAVİ AMAÇLI KULLANILIYOR
——————————————————————————–
Bitkiler yüzyıllardır tedavi amaçlı
kullanılmakta idi. Son yıllarda özellikle
yurtdışında büyük ilgi gören bitkilerler tedavi (fitoterapi) yöntemi yurdumuzda da önem kazanmıştır. Ancak her derde deva olarak görülen bitkilerin bilinçli, yerinde ve doğru olarak kullanılması gerekmektedir.
Allium Sativum:Sarmısak
Camellia Sinensis:Yeşil Çay

Foeniculum Vulgare:Rezene
Gingko Biloba: Mabedağacı
Ginseng: Panax Ginseng
Matricaria Chamomille:Tıbbi Papatya, Mayıs Papatyası
Melissa Officinalis: Oğul OtU
Prunus Avium: Kiraz
Rosa Canina: Kuşburnu
Salvia Officinalis: Adaçayı
Yazının tamamını oku »
Kategori Bilim ve Kültür, Hayat, Sağlık, Yeni Haberler |
1st
February
2008
3 yaşına basınca ergenliğe girdi
İngiltere’de yaşayan Ellie Mae-Holden, henüz 3 yaşındayken ergenlik dönemine girdi.
Yaşıtları oyuncaklarla oynayan Ellie, bu yaşlarını çoğunlukla dinlenerek geçirdi.
Sürekli ağrılar çekmeye başlayan, vücut kokusu değişen, saçları yağlanan ve ruh hali değişen Ellie’nin kemik yaşının normal yaşına göre daha büyük olduğunu açıklayan ama durumuna kesin bir teşhis koyamayan doktorlar, minik kızın âdet görmesinden korkmaya başladı. Yazının tamamını oku »
Kategori Hayat, Sağlık |
1st
February
2008
305 ytl cezaya çarptırılan kişi serbest bırakıldı

Bursa’da otomobilinde köpekle cinsel ilişki kurarken yakalanan 37 yaşındaki A.S. gözaltına alındı. Cinsel hastalığından dolayı köpek ile ilişkiye girdiğini iddia eden A.S.’ye 305 YTL para cezası uygulandı. Yazının tamamını oku »
Kategori Hayat, Yeni Haberler |
1st
February
2008

Utrecht Akademi Hastanesi, Hollanda’da 2004 ile 2007 yılları arasında toplam 296 pankreas hastası üzerinde yapılan probiyotik deneyinin ölümlere yol açtığını bildirdi.
Pankreas iltihabı bulunan hastaların yarısına bağırsak mikrobiyal dengesini düzeltecek canlı organizmalar olan probiyotikler verildiği, bu grupta 24 kişinin hayatını kaybettiği kaydedildi. Probiyotik verilmeyen gruptan ise 9 kişinin öldüğü belirtildi.
Kategori Hayat, Sağlık, Yeni Haberler |
1st
February
2008
İnsan tarafından atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda, dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor. İklim sisteminde vazgeçilmez bir yere sahip olan sera gazları, güneş ve yer radyasyonunu tutarak, atmosferin ısınmasında başlıca etkendirler. Sera gazlarının bulunmaması durumunda yeryüzünün sıcaklığının bugüne göre 30oC daha soğuk olacağı hesaplanmıştır. Son yıllarda atmosferde çeşitli insan aktivitelerinden kaynaklanan nedenlerle karbondioksit, metan, ozon ve di azot monoksit gibi gazlardan oluşan sera gazları, yeryüzü sıcaklığında belirgin artmalara sebep oluyor. Sera etkisinin artması, troposferin ısınmasında, stratosferin de soğumasında en önemli etken olarak gösteriliyor.

Dünya sıcaklığı değişiyor
Küresel ısınmanın etkisi, hava sıcaklıklarının dünyanın her yerinde artması biçiminde olmayacak. Sıcaklığın artış oranı, orta enlemlerde ve ekvatorda, kutuplardakinden daha farklı olacak. Örneğin ekvatorda, bu artışın, dünya ortalamasının çok altında olacağı tahmin ediliyor. Aslında bu ısınma, dünya iklim sisteminde köklü değişimlere ve aşırılıklara yol açacak. Öyle ki, dünyanın bazı bölgelerinde kasırgalar, seller ve taşkınlar gibi hava olaylarının şiddeti ve sıklığı artarken, bazı bölgelerde de uzun süreli, şiddetli kuraklıklar ve çölleşme olayları etkili olabilecek. Bunun yanında, sıcaklık artışının kışları, yazlara göre birkaç derece fazla olması bekleniyor. Benzer bir durum, geceyle gündüz arasında da görülecek. Gece sıcaklarındaki artış, gündüz sıcaklıklarındaki artıştan fazla olacak. Bu durumda karalar, geceleri eskisi kadar soğumaya fırsat bulamayacak. Yazla kış, geceyle gündüz arasındaki sıcaklık farkının azalması, bütün dünyadaki rüzgâr çeşitlerini etkileyecek; fırtınaların yoğunluğu, gücü ve rotaları değişecek. Yazının tamamını oku »
Kategori Hayat |