28th
May
2008
İngiliz düşünür ve uzmanlar, yüzyıllardır süren tartışmaya son noktayı koydu: Yumurta tavuktan önce vardı, yani tavuk yumurtadan çıktı… Sorunun cevabı, genetik materyalin (kromozomlar üzerinde kalıtsal özellikleri taşıyan yapı kitlesi) bir organizmanın hayatı boyunca değişmediği, bu nedenle daha sonra tavuk olarak adlandırılacak ilk kuş türünün, ilk önce embriyon olarak bir yumurtanın içinde oluşması gerektiği fikrinde saklı… İngiltere nin doğusundaki Nottingham üniversitesinden Profesör John Brookfield, tarih öncesi çağlarda, bugün tavuk olarak adlandırılan türün, bir yumurta içinde embriyo olarak oluştuğunu söyleyerek, yumurta içinde büyüyen ve ileride tavuk haline gelecek organizmanın, tavukla aynı DNA ya sahip olduğunu kaydetti.
Yazının tamamını oku »
Kategori Genetik Bilim, Bilim ve Kültür, Yeni Haberler, Genetikçilere verilen sorularn Cevapı |
28th
May
2008
Dünyada hayatın başladığı kabul edilen 4.6 milyar yıl önce, DNA(deoksiribonükleikasit) yaşamın hücresel metabolik aktivasyonlarını ortaya koyan genetik yapı olarak hizmet etmiştir. “Gen” terimi 1900. yıllara kadar kullanılmamasına rağmen genin fonksiyonu ile olan araştırma 1800 lü yıllarda başlamıştır Gregor Mendel, Avusturyalı din adamı, manastırının bahçesinde yıllarca çalıştı, farklı bezelye varyetelerini melezlemiştir. Dikkatli kayıtlar tutarak, melezlerin döllerini saymış, bezelye şekli, çiçek rengi, bitki yüksekliği gibi özelliklere bakarak genlerin fenotipik ekspressiyonunu incelemiştir. Dikkatli gözlem, doğru kayıt tutarak verileri dikkatlice analiz yapmış ve her bir bitkinin erkek ve dişi ebeveynlerinin döllerine kalıtım üniteleri veya faktörlerin varlığı teorisini ortaya koymuştur. 1884 yılında Mendel öldüğü zaman çalışmasının değerini kimse bilmiyordu. Mendel’in bulduğu faktör veya kalıtım ünitelerini gen olduğu 1900 yıllara kadar anlaşılamadı.
Yazının tamamını oku »
Kategori Genetik Bilim, Bilim ve Kültür, Hayat, Genetikçilere verilen sorularn Cevapı |
28th
May
2008
Gen üzerine kisa bilgi:.
Bu bölümde ise DNA dünyasinin birazdaha derinliklerine inerek hem egitici hem de ilgi çekici bilgiler edinecegiz. DNA nin canlilarin genetik sifresi oldugunu siklikla duyariz.Belgesellerde, dergilerde gazetelerde vs.Fakat genlerle ilgili olarak her zaman kafamizda soru isaretleri kalir.DNA ne demek?, genler insanin neresinde bulunur veya genlerle nasil oynarlar gibi sorulardir bunlar.Aslinda pekte bahsedildigi kadar karmasik bir konu degildir.En azindan burada anlatilanlardan DNA ve genler hakkinda kaba ama öz bilgiler edinebilirsiniz. Ilk olarak “DNA” ve “Gen” kavrami üzerinde durarak ne olduklarini izah etmeye çalistik.Sade tanimlarin ardindan ilginç konulara degindik.Zevkle okuyabilirsiniz. DNA nedir, nerede bulunur?: DNA “Deoksi Ribo Nükleik Asit” isimli bir tür molekül grubunun kisaltilmis isimidir. Yazının tamamını oku »
Kategori Genetik Bilim, Bilim ve Kültür |
26th
April
2008

Dünyanın en büyük genetik uzmanlarından biri olarak gösterilen ve sekiz yıl önce çalışma arkadaşı Craig Venter’le birlikte insan DNA’sının şifresini çözerek büyük şöhret yakalayan Dr. Francis Collins, “imana geldi.”
Yazının tamamını oku »
Kategori Genetik Bilim, Bilim ve Kültür, Yeni Haberler |
18th
April
2008
Gen üzerine kisa bilgi:.
Bu bölümde ise DNA dünyasinin birazdaha derinliklerine inerek hem egitici hem de ilgi çekici bilgiler edinecegiz. DNA nin canlilarin genetik sifresi oldugunu siklikla duyariz.Belgesellerde, dergilerde gazetelerde vs.Fakat genlerle ilgili olarak her zaman kafamizda soru isaretleri kalir.DNA ne demek?, genler insanin neresinde bulunur veya genlerle nasil oynarlar gibi sorulardir bunlar.Aslinda pekte bahsedildigi kadar karmasik bir konu degildir.En azindan burada anlatilanlardan DNA ve genler hakkinda kaba ama öz bilgiler edinebilirsiniz. Ilk olarak “DNA” ve “Gen” kavrami üzerinde durarak ne olduklarini izah etmeye çalistik.Sade tanimlarin ardindan ilginç konulara degindik.Zevkle okuyabilirsiniz. DNA nedir, nerede bulunur?: DNA “Deoksi Ribo Nükleik Asit” isimli bir tür molekül grubunun kisaltilmis isimidir.DNA’nin çift zincirli ip merdivene benzediginden bahsetmistik.Çift zincirli yapidaki DNA zinciri oldukça uzun bir zincirdir.Bu zincir hücre içindeki özel enzimler ve proteinler araciligi ile paketlenir. Nasilki uzun bir ipi makaraya düzenli bir sekilde sariyorsaniz, hücrede buna benzer bir mekanizma ile DNA yi paketleyerek çekirdeginin (Nukleus) içine yerlestirir.DNA her hücrede bulunur.Örnegin su an ekrana bakan gözlerinizdeki her hücrenin içinde DNA zinciri paketlenmis bir vaziyette yerlesik olarak bulunur.Veyahut klavyeyi kullanan ellerinizdeki herbir hücrenin içerisinde ayri ayri DNA molekülü bulunur.Böbreklerinizin hücrelerinde, karacigerinizin hücrelerinde, kemik hücrelerinizde kisacasi vücudunuzdaki her hücrede DNA molekülü mevcuttur. DNA uzun bir zincir olmasina karsilik üzerindeki baz siralari bir düzen içerisinde taksim edilmistir. Taksim edilen bu baz gruplarina ise” Gen “denir.Mesela bir canlinin DNA zincirinde 15.000.000 adet baz(Nukleotid) dizisi olsun ve bu baz dizileri 1000 ‘ er adet olmak üzere 15 gruba ayrilmis olsun.Iste bu 15 tane grubun her biri birer “gen” dir.Insan hücresinde ise yaklasik olarak 3 milyar adet gen bulunur.Tabii her genin içinde binlerce nükleotid dizisi vardir. Bir canlinin bütün karakterleri ise DNA daki genlerde saklidir.Bu genlerin nasil olupta bir canliyi meydana getirdigine ilerleyen bölümlerde deyinecegiz.
Yukaridaki DNA zincirine bakacak olursaniz a,t,g ve c olmak üzere 4 farkli bazin birbirleriyle karsi karsiya gelerek baglandigini görürsünüz.Bu baglanmalar belirli bir düzene göre yapilir. “a=adenin”,”t=timin”,”g=guanin” ve “c=sitozin” bazlari arasinda adenin bazi yanlizca timin ile guanin bazi ise yanlizca sitozin(c) ile bag yapar.Bunun nedeni ise oldukça ilginçtir. Adenin ve Guanin bazlari yapisal olarak büyük boylu moleküllerdir.Timin ve Sitozin ise küçük boylu moleküllerdir.Adenin ve timin bazlarini bir futbol topu, guanin ve sitozin bazlarini ise tenis topu olarak düsünebilirsiniz. Eger adenin bazinin karsisina timin degilde guanin gelseydi heliks yapisinin düzgün ilerlemesi mümkün olmayacakti.Fakat DNA da küçük bazlara karsi büyük bazlarin gelmesiyle aradaki mesafenin her noktada sabit olmasi saglanmistir. DNA nin yapisi bazlarin bu sekilde ardi ardina siralanmasiyla uzayip gider. Yazının tamamını oku »
Kategori Genetik Bilim, Bilim ve Kültür |
23rd
March
2008
.
Kadınlar için dünya daha renkli. Geçtiğimiz ay The American Journal of Human Genetics dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre kadınlar kırmızının tonlarını erkeklerden daha iyi algılıyor.
Kırmızı ve turuncunun tonlarını algılayabilen kadınlar zehirli ve ham meyveleri daha kolay ayırt edebiliyor.
Maryland Üniversitesi’nden Prof. Brian Verrelli’ye göre kadın ve erkek arasındaki bu fark binlerce yıl öncesine dayanıyor. Verrelli ve Tisckoff başkanlığındaki ekip değişik coğrafyalardan (Afrika, Avrupa ve Asya) 236 kişinin DNA yapısını inceledi. Bilim insanları özellikle ışık tayfının “kırmızı” bölgesinin algılanmasından sorumlu ‘opsin’ adlı proteini kodlayan OPN1LW genini mercek altına aldı. Araştırmada bu genin 85 değişik formunun bulunduğu saptandı. Bu sayı insan genomunda bulunan herhangi bir genin sahip olduğu ortalama değişkenlik (varyasyon) sayısının 3 katı Doğal seçilim gendeki varyasyon sayısını en az olana indirip, en uygun olanın devamı için çalışır. Fakat bu özel durumda doğal seçilim zaman içinde renk algılama genlerinin değişim sayısını artırmak için çalışmış gibi görünüyor. Yazının tamamını oku »
Kategori Genetik Bilim, Bilim ve Kültür |
16th
March
2008
BİTKİLER YÜZYILLARDIR TEDAVİ AMAÇLI KULLANILIYOR
——————————————————————————–
Bitkiler yüzyıllardır tedavi amaçlı
kullanılmakta idi. Son yıllarda özellikle
yurtdışında büyük ilgi gören bitkilerler tedavi (fitoterapi) yöntemi yurdumuzda da önem kazanmıştır. Ancak her derde deva olarak görülen bitkilerin bilinçli, yerinde ve doğru olarak kullanılması gerekmektedir.
Allium Sativum:Sarmısak
Camellia Sinensis:Yeşil Çay

Foeniculum Vulgare:Rezene
Gingko Biloba: Mabedağacı
Ginseng: Panax Ginseng
Matricaria Chamomille:Tıbbi Papatya, Mayıs Papatyası
Melissa Officinalis: Oğul OtU
Prunus Avium: Kiraz
Rosa Canina: Kuşburnu
Salvia Officinalis: Adaçayı
Yazının tamamını oku »
Kategori Bilim ve Kültür, Hayat, Sağlık, Yeni Haberler |
11th
March
2008
İnanç duygusu nasıl ortaya çıktı? Binlerce yıl, insanoğlunu nasıl etkiledi, yönlendirdi? Ünlü biyolog Dean Hamer, bu sorunun yanıtını, 6 yıl boyunca DNA kodlarında aradı. Bu geni baskın olanlar daha inançlı oluyor. Şimdi tartışılan soru şu: Bu gen Allah’ın bir mucizesi mi, yoksa evrim sonucu mu gelişti? Amerikalı ünlü moleküler biyolog Dean Hamer, bu sorunun yanıtını, insana fiziksel özelliklerini veren DNA kodlarında aradı. 6 yıl süren bir dizi araştırmanın sonunda da “Allah’a inanç genini” bulduğunu açıkladı. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü’nde görevli olan Hamer, 1998 yılında, insanın genetik yapısının inanç üzerindeki etkisini araştırmaya başladı. Hamer, ilk olarak, genetik yapıları aynı olan “tek yumurta ikizleri” üzerinde inceleme yaptı. Ardından genetik yapıları tam olarak örtüşmeyen, ancak “aynı ortamda büyüyen” kardeşlerin inançlarını karşılaştırdı. Tek yumurta ikizlerinde inanç gücü aynı Araştırmaya göre,
Yazının tamamını oku »
Kategori Genetik Bilim, Bilim ve Kültür, Yeni Haberler |
6th
March
2008
İnsan DNA’sına ilişkin bilgilerin güvenlik birimleri tarafından depolanmaya başlaması, ‘ırk’ kavramından yeniden sıklıkla bahsedilmesi, sosyal bilimcilerin ‘bilimsel ırkçılık canlanıyor’ uyarısına neden olduğu öne sürüldü.
Alman yayın kuruluşu Deutchse Welle’nin haberine göre, yeni açıklanan bir rapor, dünyanın en büyük DNA veri bankasına sahip İngiliz polisi tarafından kayıt altına alınanların yüzde 77’sinin, siyah yetişkin erkekler olduğunu ortaya çıkardı.
Haberde, İngiltere’nin önde gelen öğretim kuruluşlarından Nottingham Üniversitesi’nin yaptığı araştırmanın sonuçlarının “bilimsel ırkçılık” tartışmasını daha da alevlendirdiği kaydedilirken, gen bilimi alanında çalışan ve 28 uzmanla yapılan araştırma, genetik bilimcilerinin, insan ve toplum davranışlarını yorumlarken, toplumsal niteliklere değil, gen farklılıklarına vurgu yaptıklarını ortaya koyduğu ifade edildi.
Haberde şu ifadeler yer aldı: “Genetik biliminde sağlanan ilerleme, güvenlik güçlerinin birçok cinayeti ve suçu aydınlatmasına yardımcı oluyor. Bu amaçla DNA veri bankası oluşturan İngiliz polisi ise “ırkçılık yapmak” ve “genetik fişleme” uygulamasıyla suçlanıyor.”
İngiltere’de bir süredir nüfus sayımlarında, vatandaşların “etnik olarak” kendilerini nasıl tanımladıkları sorulduğu belirtildi. İngiliz yetkililerin bu sorunun yöneltilmesinin amacının devletin verdiği hizmetlerin tüm kesimlere eşit bir şekilde ulaşıp ulaşmadığını izlemek olduğunu söyledikleri bildirildi. Derleyen:murat güler
Kategori Bilim ve Kültür, Yeni Haberler |
2nd
March
2008
ABD’li bilim adamları farelere gen nakli yaparak öğrenme kabiliyetini artırmayı başardılar. Bu teknik ileride insanlara da uygulanabilecek, hafızası zayıflayanlara takviye yapılacak.
Bebeklerin zeka düzeyinin artırılmasında da kullanılabilecek yöntem Princeton Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından geliştirildi. Bilim adamları, yaptıkları bir deneyde, beyinde öğrenmeyi ve hafızanın gelişmesini sağlayan NR2B isimli proteinin üretimini artırdılar. Böylelikle fareler daha önce gördükleri Lego taşlarını, suyun altındaki gizli platformun yerini öğrenmeyi başardılar. Bu fareler, kendi deneyimleri ve öğrenme kapasitelerini genleriyle de yavrularına aktardılar.
Yazının tamamını oku »
Kategori Genetik Bilim, Bilim ve Kültür, Yeni Haberler |