Şiiiii.....Sessiz oku..Genetikçiler burda=)
20th October 2007

Bölümünüze ait kitaplar..

KitapYurdu.com-dan baya bi genetik bilgili kitaplar buldum cok ucuz fiyatlarda.6-25ytl arası fiyatlar.Aşağıda verdiyim linkden kitapların özetine baka bilirsiniz, almak isterseniz kitapyurdu.com sitesinden kayıt olup kendinize hesap açtırın…..

Kitaplarin özetine >> buradan<< ineceleye bilirsiniz.
Kolay gelsin:)

Kategori Kullan:) | 1 Yorum

20th October 2007

İnsan Embriyosu Klonlamaya Yeşil Işık

Bekleyiş, 2004 yılı Mart ayı gibi başladı. Kuzu Dolly’yi klonlayan ekibin başı Profesör lan Wilmut, ünlü popüler bilim dergisi New Scientist’te Şubat ayında yayımlanan bir röportajda niyetini ilk kez dile getirdi. Bundan iki ay sonra, Nisan ayında, bir basın toplantısı düzenleyerek planını resmi olarak açıkladı: Araştırmaları için insan embriyosu klonlamak istiyordu. Ancak işe hemen girişemezdi. Önce, embriyo klonlamasını yasallaştıran bir ruhsat edinmesi gerekiyordu. Bunun için başvurusunu yapmıştı. İzin çıkar çıkmaz araştırmayı başlatacaktı. Yalnızca Wilmut değildi bekleyişte olan. İngiltere’nin kuzeyinden, New Castle’dan bir ekip de başvurularının sonucunu bekliyorlardı. Eğer izin çıkarsa, onlar da araştırmaları için insan embriyosu klonlayacaklardı. Geçtiğimiz yılın Ağustos ayında New Castle’daki ekip gerekli izni kopardı. Wilmut’un başını çektiği Edinburgh’daki ekipse ruhsatlarına geçen ay, Şubat ayında kavuştular.

klon2.jpgGünümüzde insan embriyosu klonlamak, her araştırmacının elini kolunu sallayarak girişebileceği bir şey değil. En azından İngiltere’de. Teknik olarak kolay olmasa da olanaksız değil: Bir bayanın bağışladığı bir yumurtayı alıyorsunuz, çekirdeğindeki DNA’yı, başka bir hücreden ayrıştırdığınız DNA ile değiş tokuş ediyorsunuz. Araştırmacıların çalışmalarına başlamaları için önlerindeki tek engel, insan embriyolarıyla çalışmak istemeleri. Araştırma amaçlı da olsa, insan embriyosu klonlamak yasal düzenlemelere tabi. Özel bir ruhsat almanız gerekiyor bunun için. Bu ruhsat aracılığıyla, klonladığınız embriyoyu bir insan rahmine yerleştirmeyeceğiniz garanti altına alınıyor.

Her şey 1997 yılında başladı. Edinburgh’daki Roslin Enstitüsü’nden, Wilmut’un başını çektiği ekip ilk klonlanmış kuzu olan Dolly’nin dünyaya geldiğini duyurdu. Önce bir koyunun yumurtalıklarından elde ettikleri yumurtanın çekirdeğini boşaltmışlardı. Daha sonra bu yumurtanın boş çekirdeğine bir başka koyunun meme dokusundan elde ettikleri DNA’yı aktarmışlardı. Bu yumurtadan dünyaya gelen kuzuya Dolly adı verilmişti. Dolly’nin genetik yapısı, meme dokusunu bağışlayan koyununkinin tıpkısıydı. Gazeteler, televizyonlar Dolly’nin boy boy görüntülerine yer verdi. Buna bilimkurgu filmlerinden yakından tanıdığımız senaryolar da eşlik ediyordu.

Sözgelimi bir gün klon çiftlikleri kurulabilecekti. Her birimizin bir klonu yapılacak, böylece herhangi bir organa gereksinim duyduğumuzda klonumuz bu organı bize sağlayabilecekti. Bu organ genetik olarak bizimkiyle tıpatıp olduğundan organ reddi de söz konusu olmayacaktı. Bu tür senaryolar etik bakımdan pek çok kişiyi rahatsız etti. İnsanlığın genetik geleceğine bu tür bir müdahale olasılığı, dahası bu müdahalenin gelecek nesillere ne tür bir etkisinin olacağının bilinmemesi, pek çok ülkeyi yasal düzenlemelere gitmeye zorladı. Geçtiğimiz yıl ABD ve Costa Rica önderliğinde. 60 diğer ülkenin de desteklediği bir yasaklama kampanyası başladı. Bu ülkeler Birleşmiş Milletler aracılığıyla her türlü klonlamanın yasaklanmasını istiyorlardı. Ancak başını Belçika’nın çektiği bir başka grupsa üreme amaçlı klonlamanın yasaklanmasına ‘Evet”, ama tedavi amaçlı klonlama yöntemlerine yasak getirilmesine ‘Hayır’ dediklerini açıkladı. Her iki görüş de gerekli desteği göremeyince girişim sonuçsuz kaldı. Bunun yerine ülkeler kendi yasal düzenlemelerini getirmeye yöneldiler. İngiltere de bu ülkelerden biri.

2000 yılının Aralık ayında İngiliz parlamentosu, klonlanmış embriyolardan elde edilen kök hücrelerin tedavi amaçlı üretimine izin veren yasa değişikliğini onayladı. Karşı gruplar kararı geri çevirmek için mahkeme kapılarına dayandıysa da, sonuçta 2002 yılının Mart ayında kök hücre elde etmek amacıyla embriyo klonlamak yasallaştırıldı. Elbette araştırma bir ruhsat aracılığıyla kontrol altında tutulacaktı. Yazının tamamını oku »

Kategori Genetik Bilim | 4 Yorum

20th October 2007

Genetik Kopyalama..Genetikçilere sık sık sorulan soruların cevapı..

1_GENETİK KOPYALAMA NE DEMEKTİR?

Bir canlının bütün özellikleri o canlının her hücresinin çekirdeğindeki genlerinde bulunur. Genlerde canlının özellikleri DNA denilen maddelerle temsil edilir.Her canlının DNA yapısı farklı dolayısıyla özellkileride farklıdır . Genetik kopyalama bir canlı ile aynı genetik bilgiye yani aynı DNA yapısına dolayıs ile aynı özellkilere sahip başka bir canlı üretmektir.

2_GENETİK KOPYALAMAYI KİM BAŞARDI?

İskoçyanın Edinburg şehrindeki Rosslin enstitütüsünden doktor LAN WİLMUT ve ekibi genetik kopyalamayı doli adlı kuzuyu dünyaya getirmekle başarmış gibi görünüyor.

3_DR. WİLMUT GENETİK KOPYALAMAYI NASIL BAŞARDI?

Dr. Wilmut yetişkin bir koyundan alınan bedene ait bir hucrenin (meme bezi hucresi) cekirdegi baksa bir koyuna ait cekirdegi alınmıs bir yumurtaya (dişi ureme hucresi) elektrik soku ile yerlestirip yumurtayı dolledi. Dollenmıs bu yumurtayı herhangi bir koyunun rahmine yerleştirip yeni bir canlının olumsa evrelerini başlattı.

4_Bitkilerde küçük bir yaprak , kök veya dal parcasından yeni bir bitki üretilmektedir.Yani yüzlerce yıldır bitkilerde genetik kopyalama yapılmaktadır.Hayvanların farkı nedir?
Bitkilerde hucreler ozellestiklerinde (mesela kok hucresi yaprak hucresi gibi) tekrar hiç ozellesmemis gibi yani bir zigot gibi davranabilmektedirler.Diger bir ifade ile bitki hucrelerinin genetik programları kilitlenmemektedir.Hayvanlarda ise ozellesen hucrelerin tekrar zigot gibi olamadıkları zannediliyordu .

5_İNSAN KOPYALAMASI YAPILABİLİNİR Mİ?

Aynı yontemle insan kopyalamasının onunde tek engel bazı uzmanların dile getirdikleri koyunda hucresel ozellesmenin zigot ancak 8-16 hucreye bolundukten sonra baslaması , insanda ise ozellesme zigotun 2. bolunmesinden sonra olmasının aynı deneyin insanda basarılı olamaması olasılığı .Ayrıca bir genetik ikizin eşine en fazla eş yumurta ikizlerinin benzedikleri kadar benzeyebileceklerini ifade ediyorlar.

DOLLY
Adından cok bahsedilen ve hayatımızın ne yonde etkıleyecegı merakla beklenen bir bilimsel gelişme :klonlama .
Son gelişmelere imzasını atan ekip, gelerin laboratuar kosulların da biçimlendirilmesinin ardından gen transferı yontemı ıle koyun bedeninde , istenilen ozellklerdei genlerin (DNA molekulu ) uretılebilmesine olagan bir hale getirdi. Söz konusu deneyde , ihtiyaç duyulan molekullerin koyunun tum hücrelerinde değil sadece sut bezlerinde sentezlenmesini hedef alıyordu. Bu nedenle koyunun “ilaç fabrikası” olarak değerlendirilmesini beraberinde getirdi. Doğrusunu isterseniz DOLLY başarışının en önemli noktası bu gerekçeye dayanmaktadır . Gen transfer yöntemi , ıslah çalışmaları sonucu elde edilen verimli urunun niteliği degısmeksızın serı olarak üretilmesi amacındadır.
Adını unlu sarkıcı Dolly PARTONdan alan kuzu Dolly , isim annesını dedgilsede , DNA annesinin genetik ikizi Dolly , sevimli görünüşü ile kamuoyu nun sempatisini kazanmış ve tüm bu süreç ilginç bir bilimsel bir oyun olarak sunulmşsada , gerçektedeney oldukça iyi belirlenmiş bilimsel ve maddi hedefleri olan sabırlı bir çalışmanın urunu . ekibin başarışı ve önceki sayısız benzeri deneylerin başarısızlıkları WIMUT un verici koyundan hucre cekırdegıde, kullanılan embriyonik hucrenin frekanslarını cok hassa bıcımde cakıstırabılmesıne dayanıyor. Bu yontemle arattırmacılar yetıskın cekirdegin saatini sıfırlamayı ve tum gelısım surecini basa almayı becerebilmişlerdi. Yazının tamamını oku »

Kategori Genetik Bilim | 8 Yorum

20th October 2007

Kayıp Molekül Bulundu. Hemde türkler tarafından.

Bilim adamlarının uzun bir süredir peşinde olduğu bir gen vardı. >> Havard Üniversitesinde<<
görevli olan türk Prof. Gökhan Hotamışlıgil bu geni buldu.
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=264033
>> Şişmanlık <<
, >> şeker<<
, >> kalp <<
hastalıkları ve >> kanser<<
gibi birçok hastalığın tedavisinde etkili olan bu gen için kamuoyu büyük bir ilgi gösteriliyor. İlerki günlerde gelişmeler dahada netleşecek. Haberin tam metni >> burada.<<
burada.

Kategori Genetik Bilim | 0 Yorum

20th October 2007

ilk clone bebek..

>> Habere<<
habere göre clonaid adli bir firma 26 aralik’da ilk clone’lanmi$ bebegin dogumunu yaptirmi$.. bu resmi olarak onaylanmi$ bir haber degil.. 31 ya$indaki bir kadinin clone’u olarak dunyaya gelen eve’in bir clone oldugunu ispatlamak icin dna’larinin birebir ayni oldugunu gosterir testleri ve sonuclarini 8-9 ay icinde bildireceklermi$..

Kategori Genetik Bilim | 0 Yorum

20th October 2007

Kendi DNA şeklini yap

Mesela bu şekildeki DNA struktur bana ait:)
519415258_e291c38a17.jpg
Sizde deneyin..
>> Web2Dna<<
sayfasında web sayfalarının DNA’larını yaratabiliyorsunuz. >> Burada<<
detaylı bir açıklama mevcut. Ayrıca aynı sitenin>> Web2Rss <<adlı başka bir servisi daha var. Onun hakkında da >> buradan<<
bilgi alabilirsiniz.

Kategori Genetik Bilim | 3 Yorum

20th October 2007

MOLEKÜLER BİYOLOJİ VE GENETİK BÖLÜMÜ 2006-2007 SEMİNER KONULARI

TARİH ÖĞRETİM ELEMANI ADI SEMİNER KONUSU

04/12/2006 Prof.Dr.Nermin Gözükırmızı Genom Duplikasyonları
08/01/2007 Dr.Tuba Günel “Real-Time PCR” Aracılığı ile Maternal Dolaşımda Fetal Hücrelerin Tanımlanması
22/01/2007 Prof.Dr.Keriman Günaydın Biyolojik Sistemde i-Katyon Etkilemelerini Kanıtlayan Model Yapılar
05/02/2007 Araş.Gör.Dr.Bedia Palabıyık Schizosaccharomyces pombe’de Glukoz Baskılamasına Dirençli İnvertaz Mutantlarının Genetik Analizi
05/03/2007 Prof.Dr.Güler Temizkan RNAi
19/03/2007 Araş.Gör.Ömer Ateş Romatoid Artrit ve Tüberkülozda NRAMP1 Geninin Rolü
02/04/2007 Araş.Gör.Çağatay Tarhan Schizosaccharomyces pombe’de Çinko Toksisitesi İlgili Çalışmalar
16/04/2007 Doç.Dr.Filiz Gürel Arpada Kallus Rejenesyonu-Deneysel Çalışmalar
21/05/2007 Doç.Dr. Nazlı Arda Oksidatif Stres ve İnsan Sağlığı
04/06/2007 Prof.Dr.Şule Arı İnsan Sağlığında Genomik Uygulamalar
18/06/2007 Prof.Dr.Ayşegül Topal Sarıkaya Sitokinler ve Hastalıklarla İlişkileri

Kategori Möleküler Bio ve Genetik | 0 Yorum

20th October 2007

Yapay hayat üretildi

cat-shthach.jpg

dna1web.jpgDNa yapısı ve insan DNAsının haritası çıkarıldı. Derken bu haber beni çok şaşırttı. >> Yapay hayatın<<
üretilmesi.Bu üretimin arkasından Cyber-biyo canlı çağına geçebilir miyiz?

Kategori Genetik Bilim | 1 Yorum

20th October 2007

Nasıl bir dünyada yaşıyoruz yaaaa…

210061.jpg
Lütfen sevdiğiniz/sevmediğiniz herkese ulaştırın!
Nasıl bir
dünya da yaşıyoruz yaaaa…Yaşanmış bir öykü…
Bir genç
cumartesi gecesi bir partiye gidiyor.Çok eğleniyor, birkaç
bira
içiyor. Partiden tanıştığı bir kız ondan çok
etkilenmiş
görünüyor ve onu başka bir partiye davet ediyor. Hemen
kabul ediyor ve diğer partinin gerçekleştiği yerde birkaç bira
daha içiyor
ve daha sonra anlaşıldığı üzere birileri buna
uyuşturucu
veriyor. (hangi uyuşturucu olduğu blinmiyor). Daha
sonra bu
genç uyandığında içi buzla doldurulmuş bir küvette
çırılçıplak
olduğunu anlıyor. Hala içkinin etkisinde olduğunu
hissediyor ve
etrafına baktığında yalnız olduğunu anlıyor, etrafına
bakıyor
göğsünde rujla yazılmış bir kâğıt olduğunu fark ediyor.
Kâğıtta
şö yazıyor: ‘112′yi ara yoksa öleceksin!’. Küvetin
yakınında
bir telefon görüyor ve hemen 112′yi arıyor Ama nerede
olduğunu, ne
içtiğini, kimlerle olduğunu bilmediğini söylüyor.
Operatör
hemen ona küvetten çıkmasını ve bir aynanın karşısına
geçmesini
söylüyor. Genç, göğsünde hiçbir anormallik görmüyor
ama
Operatör sırtına bakmasını söyleyince, sırtında 2 tane
büyük yarık
olduğunu fark ediyor. Bunun üzerine operatör, onun
tekrar buz
dolu küvete dönmesini ve orada ambulansı beklemesini
söylüyor.
Hastanede yapılan incelemeden sonra, onun 2 Böbreğinin
çalınmış
olduğu anlaşılıyor. Her bir böbrek karaborsada 10.000
Dolar ediyor ( gencin bundan haberi yok tabii ). Daha sonra
anlaşıldığına
>>göre: 2. parti tamamen sahte, bu işe karışan insanların
çok iyi
tıbbi bilgileri var ve verilen uyuşturucu eğlence amacını
içermiyor Şu anda bu genç hastanede, onu yaşamda tutan bir
alete
bağlanmış durumda ve hala dokularına uygun bir böbrek
bekliyor.
Mafya profesyonellerle çalışıyor. Büyük şehirlerde
aktif durumda
çok böyle grup olduğu biliniyor New Orleans, New York ve bir
söylentiye göre İstanbul ve Ankara’da da faaliyet
gösteriyor.Bu
mafya çok iyi örgütlenmiş ve finanse edilmiş. 112 bu suçu
artık
tanıdığından dolayı, kişileri hemen aynaya
yönlendirerek, olayın
boyutunu anlamaya çalışıyor. Lütfen bu hikâyeyi
tanıdığınız herkese
anlatınız, bu herkesin başına gelebilir. Hukuk Fakültesinde okuyan bir
arkadaşımdan dün bir Çay muhabbeti esnasında bunu
dinledim Sultanahmet civarında bir çay bahçesinde oturuyormuş.
Bir
çay söylemiş. Yan masaya iki adam oturmuş ve onlar da çay
söylemişler Çaylar gelmiş, çayı 2 adama uzatan garsona,
adamlar
‘yok’ demişler, ‘delikanlıya ver’, daha önce geldi kendisi’.
Delikanlıyla ‘yok, siz için’ vs. gibisinden ufak
Şakalaşmalar
olmuş Çaylar yudumlanırken 2 adam yemekte oldukları
Bisküvilerden
delikanlıya uzatıp ‘buyurun, alın’ demişler. Delikanlı da
kıramamış
ve birkaç tane alıp yemiş. Daha sonra otobüsüne
binmek için
oradan kalkmış. Otobüse bineceği sırada uykusu gelmeye
başlamış,
etrafına baktığında çay bahçesindeki adamların kendisini

izlediğini fark etmiş ve telaşa kapılmış. Çoğu
kimsenin>>bildiği, Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden
birinin de
anlattığı bir 911 vakası aklına gelmiş: Böbrekleri
çalınan birisi
Her neyse… Hemen kendisini alması için arkadaşına
telefon
etmiş. Arkadaşı gelmiş ve hastaneye gitmişler. Doktorun
sözleri:
Eğer eve gitmiş olsaydın bir daha uyanamazdın.
Çünkü sana verilen
uyku ilacı dozajı öldürücü düzeyde!’
Bence mümkün
olduğu kadar
forward edelim!!!! Psk. Emel Kalınkılıç NOT:
Kendinizi, sevdiklerinizi, yakınlarınızı düşünün……

Edited by:Emir Türkmen
İst.Univ.-Mol Biyoloji ve Genetik-2ci sınıf

Kategori Hayat | 1 Yorum

16th October 2007

Türkiyenin oylamasına sizden bir oy…

Arkadaşlar,

Amerika’da MSNBC Televizyonu (Microsoft ve NBC TV’nin kurdugu haber kanali) Amerikan “House of Representatives Foreign Relations alt komitesinden gecen Ermeni genosid iddiasi uzerine “Should US recognize Armenian Genocide?” diye bir anket baslatti. Su anda vaziyet 49 bin oylamayla yuzde 65e karsi yuzde 35 aleyhimize. Lutfenwww.msnbc.msn. com/id/21253084/<<adresine gidip oylayalim ve mumkunse diger tanidiklarimiza da haber verelim.

Selamlar,

Gurkan Gokce
Sikago

Kategori Kullan:) | 0 Yorum


eXTReMe Tracker